Yunan Adaları Turu

Hayattan kaçmak için değil, hayatı kaçırmamak icin yola çıktık. Mavi, aşk, huzur ve renk cümbüşünü yaşadığımız Santorini, Mykonos, Rodos, Atina, Girit, Patmos adalarından ayağımın tozuyla geldim diyemiyorum, çünkü en uzun blog yazım ve günlerce tüm gördüklerimi yazıya, fotoğrafa dökmek için mesai harcadım bunun için 🙂

Evlilik arefesi sebebiyle çok uzun aradan sonra buralara güzel bir giriş yapmaya, harika şeyler anlatıp, rüya gibi geçen tatili anlatmaya geldim. Hem stresli, hem güzel hazırlıklar, kına gecesi, düğün, ev hazırlıkları derken bir sürü güzel anı biriktirdim. Kapanışı balayı tatili olarak yaptık ve tatil rotamız oldukça uzun ve sizinde keyifle okuyacağınız bilgileri paylaşıp, gözlerinize ve ruhunuza işleyecek güzel fotoğraflar paylaşacağım bir yazı olacak. Hazırsak başlamadan önce bir çay bir kahve alın derim çünkü oldukça keyifli ve uzun bir yazı sizleri bekliyor. Sosyal medya üzerinden aldığım tüm soruları buradan cevaplıyor olacağım 🙂

Bir süre araştırıp bilgi edindikten sonra Euro’nun hızla yükselişine bir direniş göstererek Celestyal Cruises Yunan Adaları Gemi Turuna katıldık. Balık burcu olduğumdan dolayı denizi çok seviyorum ve gemi turu inanılmaz keyifliydi. Fırtınasız ve sakin bir hava bize hoşgeldin dedi masmavi denizde 🙂

Gemi yolculuğunu tercih edebilir miyiz? Nasıldı? sorusuyla çok karşılaştım. Gemi gayet keyifli ve eğlenceli. Her bir köşesinde farklı eğlenceler, tatlar ve etkinlikler var. Aynı anda farklı salonlarda, latin, yunan, türk geceleri eğlenceleri mevcut. Elinizde içeceğinizle ordan oraya savrulun gitsin.

Gemide ödediğiniz ücrete herşey dahil. Diğer yazılarda okuduğunuz gibi su ücretli değil  🙂 Farklı farklı yorumlar okuyarak kafamızda bir sürü soruyla gittik bizde. Yabancı dili olmayan bir türk olarak da binseniz hiç sıkıntı yaşamazsınız. Anonslar hem ingilizce hem Türkçe yapılıyor ve gemide  türk personelde mevcut. Yabancıların çoğuda zaten çat pat türkçe biliyor. İnanılmaz bir organizasyonla gemilerden gideceğiniz yerlere tahliye ediliyor, düzenli bir şekilde hiç bir kaos yaşamadan, nasıl inip bindiğinizi anlamadan kendinizi adalarda buluyorsunuz. Geminin verdiği hizmetin dışında en önemlisi güler yüzlü çalışanlar. Yüzü asık asla personel göremezsiniz.

İlk demir attığımız ada Patmos oldu. Kendi özgü mimarisi hayran bırakıyor. Ufacık , kolay keşfedilebilir tertemiz huzur dolu bir yer. Tüm sokaklar pırıl pırıl, tepeden dört bir yana doğru inen sokaklarda ki evlerin her birinin ufacıkta olsa denize bakan bir terası var. Fotoğraf çekmeyi ve doğa yürüyüşlerini seviyorsanız Patmos’ta gündoğumuyla birlikte veya akşamüstü güneş batarken güzel yerlere yolculuk yapabilirsiniz. Chora, Grikos ve Livadi Geranou bu yerlerden birkaç tanesi. Adanın hareketli plajlarını tercih edenler için Agriolivado ve biraz ilerisindeki Kambos plajları adanın en popüler ve kalabalık plajları.

Ahh Santorini canım Santorini 🙂 Rüyamısın, gerçekmisin,aşkmısın nesin sen? Adada yapı olarak çok fazla görecek yer yok. Bu adada olay, enteresan yapısı ile size sunduğu sokak ve deniz manzaralarının, diğer adalara göre çok daha etkileyici ve masalsı oluşudur.Begonvillerle süslü mavi pencereli, bembeyaz evleri, müthiş manzaraya sahip restaurantları ve taş sokakları ile Yunan Adaları’nın en ilgi çekicisi. Santorini bu ilgi çekici mimarisini ve doğasını volkanik bir ada olmasına borçlu. Yaklaşık 300 m yüksekliğindeki dik uçurumların üzerine yapılmış Santorini Evleri ilginç bir görünüm oluşturuyor. Santorini’yi hakkını vererek keşfetmek için Hem Oia hem de Fira bölgesini gün batımında ziyaret etmek, muhteşem ada manzarasını fotoğraflamak gerek. Fira, gece hayatı açısından adanın en canlı noktası. Eğlenceyle aranız varsa bu bölgeyi es geçmeyin. Yerel kafe ve restoranlarda oturup frappe ve deniz ürünleri deneyin, Yunan salatası söyleyin. Çok leziz 🙂 Tatil dönüş yolunda tekrar gitmek istediğim bir yer Santorini ve Mykonos. Bu adalarda kalacak turları araştıryorum şimdilik 🙂 Bu rüyayı bir kez daha yaşamak istediğim kesin.

 

Turkuaz suları ve renkli pencere pervazlarına sahip beyaz karakteristik binaları ile de meşhur Mykonos aşık olunası yerlerden bir diğeri. Merkez olan Chora, labirenti andıran dar sokakları, limanı çevreleyen bembeyaz badanalı evleri ve gösterişli mimarileriyle dikkat çeken kiliselerden oluşan geniş bir körfezi kapsıyor. Birbirinden şık dükkan, butik, restoran, bar, kafe ve sanat galerisinin bulunduğu bölge, özgün yapısını korumayı başarmış.

Eğer bu şahane adaya geldiyseniz ve en güzel anlarına şahit olmak istiyorsanız Küçük Venedik’te mutlaka ama mutlaka içeceklerinizi yudumlarken gün batımını izlemelisiniz. Maviden kızala dönen gökyüzü ve enfes Ege manzara aklınızı başınızdan alıyor.

Mykonos’ta denize girmek de oldukça eğlenceli. Tabi hangi plajda olduğunuz da önemli. Mutlaka denize girmeniz gereken üç plaj; Nammos Beach, Super Parasdise Beach ve Paradasise Beach’tir.

Mykonos’ta hayatınızın en güzel gün batımlarını izleyebilirsiniz. Özellikle değirmenlerin olduğu yerden, içecekleriniz elinizde bu eşsiz anlara tanıklık edebilirsiniz.

Mykonos’un yeme içme kültürü ülkemizdekine çok benziyor. Birbirinden lezzetli mezelerle ve deniz ürünleriyle kendinize çok keyifli bir ziyafet çekebilirsiniz.

Rodos merkezde “old town” denilen “eski şehir” veya “kale içi” olarak bahsedeceğim bölge en önemli nokta. Ortaçağ kokan, surlar ile çevrili bölgedeki canlı sokaklarda taş binalar, şirin hediyelik eşyacılar, restoranlar, barlar ve hatta camiler bile var. Rodos çarşısı benim için mini bir KAŞ 🙂 Adaya vardığınızda Rodos’un neden vakti zamanında Osmanlılar tarafından çok zor fethedildiğini çok iyi anlıyorsunuz. Adanın girişi surlarla ve kalelerle çevrili. Surların içinden girip, eski şehre ulaşıyorsunuz. Eski şehirde envai çeşit turistik dükkanlar, mekanlar ve restoranlar var.

Burası Unesco Dünya Kültür Mirası listesinde ve en iyi korunmuş ortaçağ kentlerinden biriymiş. Tapınak şövalyeleri tarafından inşa edilen Rodos Şövalyeleri Büyük Efendi Sarayı ayrıca büyüleyici.

 

Eski Yunan medeniyetinin derin izlerini taşıyan Atina gezilecek yerler açısından oldukça zengin bir şehir. Tarihini günümüze kadar korumayı başarmış şehrin dünyaca ünlü noktaları, onları gören herkese bambaşka bir atmosfer yaşatıyor.

Atina gezilecek yerler listesinin en önemlilerinden biri, Akropolis’te ziyaret edebileceğiniz Parthenon, yani Atina Parthenos Tapınağı. Atina’nın Plaka semtinden ve Monastraki Meydanı’ndan da görülebilen Parthenon, MÖ 480 yılında tanrıça Athena için inşa edilmiştir ve Yunan mimari sanatının doruk noktası olarak kabul edilir. Canlandırmalarından oldukça renkli olduğu anlaşılan bu tapınağın bugünkü beyaz hali de oldukça görkemlidir. Tarih boyunca büyük badireler atlatan Parthenon, Akropolis’teki diğer yerler gibi restorasyon kapsamında.

Atina’daki en görkemli ve dikkat çekici binalardan biri olan Parlamento Binası, Sintagma Meydanı’nın doğusunda yükselir. Parlamentonun önünde bulunan Meçhul Asker Anıtı’nda Efsun askerlerinin yaptığı değişim törenlerini, buraya büyük ilgi gösteren diğer turistlerle birlikte izleyebilirsiniz.

 

Akdeniz’in beşinci büyük, Yunanistan’ın en büyük ve en zengin adası Girit. Adanın zenginliği tarihinden, doğasından ve leziz yemekleri ile dolu mutfağından geliyor. Bu büyük ve zengin adayı görmeye dünyanın dört bir yanından turistler adeta akın ediyorlar. Bizim yolculuğumuz burada oldukça fırtına ve yağmurla geçti diyebilirim. Heraklion Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret edebildik. Burada geçmiş zamanlardan kalma pek çok heykel, çömlek ve tarihi eser sergileniyor. Ayrıca Heraklion’da bulunan antik kenti de gezerek geçmişe bir yolculuk yapıyorsunuz.

Girit’in tarihi yerleri dışında da gezilecek farklı pek çok güzel yerleri de var. Özellikle masmavi denize sahip plajları turistleri çeken yerlerin başında. Elafonisi Plajı, Elounda Plajı, Falasama Plajı ve Kedrodasos Plajı Girit plajları arasındaki en ünlülerinden. Biz hava sebebiyle tadına varamadık ama gidecekler için öneriyorum 🙂

Girit’te gezerek hem kültürünüzün gelişmesini sağlarsanız hem de çok eğlenceli dakikalar geçirirsiniz. Bu adada gezerek eğlenmenin dışında alışveriş ve gece hayatı ile de çok eğlenceli bir tatil geçirebilirsiniz.

Uzun bir yazı olacak demiştim. Uzun zaman buralarda yoktum ama bir döndüm pir döndüm. Herkese sevgiler 🙂

 

1 Comment

Add Yours
  1. 1
    Birsen

    Daracık sokakları, her yerden sakan begonvilllerle mavinin her tonunu gördük fotoğraflarda. Ne kadar eğlenceli bir gezi olmuş. Yazdıklarınızla ben de bir gemi turu yaptım. Rüya gibi yerler çok sevdim. Mutlaka gezilesi yerlerden. Yeni yazıları heyecanla bekliyorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir